Katılma hazırlıkları desteği
Phare’nin aday ülkedeki temel hedefi, bu ülkelerin Avrupa Birliği’ne
mümkün olduğu kadar çabuk katılmasına yardımcı olmaktır.
Temmuz 1997’de Avrupa Komisyonu her aday ülkenin AB üyeliği
başvurusu hakkında görüşmelerinden birinde “Gündem 2000’ i yayınladı.
Komisyonun görüşleri ülkelerin hiçbirinin tüm katılma kriterlerini
tam olarak karşılamadığını belirtti. Katılma kriterleri 1993’te
Kopenhag Avrupa Konseyi’nde saptandı ve Kopenhag Kriterleri olarak
biliniyor. Görüşler her ülke için üyelik gereksinimlerinin karşılanması
için yeni ilerleme gerektiren alanları belirledi.
Gündem 2000 ayrıca katılma öncesi stratejinin güçlendirilmesini
de önerdi. “Güçlendirilmiş Katılma Öncesi Stratejisi”, her aday
ülkenin katılmaya hazırlanırken özel gereksinimler için destek verilmesini
hedefliyor. Bu şekilde AB adayların üyelik başvuruları üzerinde
Komisyon’un görüşlerinde belirlenen sorunlar için destek üzerine
odaklanıyor.
Katılma hazırlıkları için destek
Güçlendirilmiş katılma öncesi stratejisinin bir parçası olarak,
kullanılabilecek tüm çeşitli şekillerdeki destekler (Phare dahil)
bir Katılma Ortaklığı (KO) adı verilen tek bir çerçeve içinde toplanmış
bulunuyor. Her aday ülke ile ilgili bir katılma ortaklığı var ve
her KO’yu Birikimin Benimsenmesi İçin Ulusal Program (BBUP), (NPAA)
ile tamamlanıyor.
Phare Nedir?
Phare Programı
*Ortak ülkelere ekonomik ve politik açıdan merkezi bir sistemden merkeziyetçi
olmayan bir pazar ekonomisine ve demokratik topluma geçişlerinde
yardımcı olmak.
*Ekonomilerinin ve toplumlarının Batı Avrupa
ile dünyanın geri kalan ülkeleriyle yeniden bütünleşmesini desteklemek
amacıyla tasarımlanan AB’nin finansal aracıdır. Phare, ortak ülkelerini
ekonomik dönüşüm ve demokrasinin güçlendirilmesi süreçleri yoluyla
Avrupa Birliği üyeliği yükümlülüklerini üstlenmeye hazır olacakları
aşamaya getirmek için destek olarak bağış şeklinde finansman sağlıyor.
Phare Programı’nın Kökenleri
Aralık 1989’da Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi, ülkelerinde
meydana gelmekte olan yaygın değişiklikler için Polonya ve Macaristan’a
yardımcı olmaya karar verdi. Phare Programı, Macaristan Cumhuriyeti
ve Polonya Halk Cumhuriyeti’ne ekonomik yardım hakkında 3906/89
No’lu 18 Aralık 1989 tarihli (OJ no. L. 373,23.12.1989) Konsey Yönetmeliği
(EEC) ile yürürlüğe girdi.
Buna göre Phane programının orjinal adının akrostişidir. Poland
and Hungary: Action for the Restructuring of the Economy (Polonya
ve Macaristan: Ekonominin
Yeniden Yapılandırılması Hareketi.)
Program başlatıldıktan sonraki iki yıl içinide ülke ve bütçe
açısından genişletildi ve şu anda 14 ortak ülkeyi kapsıyor: Arnavutluk,
Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya,
Makedonyo, önceki Yugoslav Cumhuriyeti ( FYROM), Macaristan, Letonya,
Litvanya, Polonya, Romanya, Slovakya ve Slovenya. (Ancak Hırvatistan’ın
Phare Programı ortaklığı Temmuz 1995’te askıya alındı.)
Programın amaçları
İlk yıllarında Phare Programı ortak ülkelerin ekonomik geçiş
ve kurumsal reform süreçlerine destek verme üzerinde odaklandı.
Geçiş süreci ilerledikçe Phare Programları’nın kapsamı daha uzun
vadeli ekonomik gelişme ve yatırım gereksinimlerine hitap edecek
şekilde genişledi.
Bugün Phare Programı’nın iki amacı var:
*AB’ye üyelik başvurusunda bulunmuş olan
10 ülke için amaç, olabildiğince çabuk katılmaya hazır duruma gelmelerinde
yardımcı olmaktır. Phare’nin katılım-öncesi önceliklerinin desteklenmesindeki
rolünün ayrıntıları için lütfen katılım hazırlıkları desteği bölümüne
bakınız.
*Üç aday olmayan ülke için Phare, demokrasiye
ve bir pazar ekonomisine geçişlerinde destek vermeyi sürdürüyor.
Lütfen başka ayrıntılar için Arnavutluk, FYROM ve Bosna Hersek Phare
Programları’na bakınız.
Phare Programı aynı zamanda Avrupa Birliği’nin gelecekteki
gelişmesine karşılık vermek üzerine de evrim geçirdi. Bu sürecin
önemli kilometre taşları şunlardır:
*Ortak ülkelerin üyelik olasılıklarını onaylayan
ve “Kopenhag Kriterleri” olarak bilinen katılma kriterlerini belirleyen
1993 Kopenhag Avrupa Konseyi.
*Ortak ülkeleri katılma için hazırlama amacıyla
tasarımlanan katılım öncesi stratejisini benimseyen 1994 Essen Avrupa
Konseyi.
*Her ülkenin üyelik başvurusu hakkındaki
Gündem 2000 ve Komisyonun Görüşleri (Temmuz 1997).
*Genişleme sürecini başlatan ve beş aday
ülkeyle görüşmelerin başlaması kararını alan 1997 Lüksemburg Avrupa
Konseyi.
Kopenhag Avrupa Konseyi ve Kopenhag Kriterleri
Haziran 1993’teki Kopenhag Avrupa Konseyi’nde Avrupa konseyi
“Arzu eden Orta ve Doğu Avrupa’nın ilgili ülkeleri Avrupa Birliği
üyesi olacaklardır. Katılma, bir ilgili ülkenin gerekli ekonomik
ve politik gereksinimleri karşılayarak üyelik yükümlülüklerini üstlenebilir
duruma geldiğinde gerçekleşecektir” karanını benimsedi.
Buna göre Kopenhag Avrupa Konseyi, ortak ülkelerin üyelik projesini
onayladı ve (aşağıda ayrıntılarıyla tanımlanan) “Kopenhag Kriterleri”
olarak bilinen katılma kriterlerini saptadı.
Kopenhag’da alınan karalar
Kopenhag Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve ortak ülkeler arasında
bakanlar düzeyinde yapılandırılmış diyalog adı verilen çok yanlı
çerçevede düzenli toplantılar yapılmasına karar verdi. Bu çerçeve
Aralık 1994’te Essen Avrupa Konseyi’nde kabul olundu.
Kopenhag Avrupa Konseyi’nde toplam Phare bütçesinin yüzde 15’ine
kadar bir tutarın uluslararası finans kuruluşları (IFI’lar) ile
birlikte önemli altyapı geliştirilmelerinin ortak finansmanı için
ayrılmasına izin verildi. (Bu tavan, bütünleşme sürecinin parçası
olarak altyapının geliştirilmesinin önemi tanınarak Essen Avrupa
konseyi’nden sonra yüzde 25’e çıkarıldı.)
AB programlarının Phare’nin ortak ülkelerine açılması prensibi,
Kopenhag Avrupa Konseyi’nde de kararlaştıldı. Bu katılım öncesi
stratejinin parçası olarak Leonardo da Vinci, Sokrates ve Avrupa
Gençlik Programları ile ilgili olarak Essen’de de yeniden onaylandı.
Temmuz 1997’de, Komisyon, her aday ülkenin Avrupa Birliği üyelik
başvurusu üzerindeki görüşlerini yayınladı. Görüşler, her ülkenin
Kopenhag Kriterlerine uymakta gösterdikleri ilerlemeyi değerlendirdi.
Kopenhag Kriterleri
Kopenhag Kriterleri’ne göre “Üyelik, her aday ülke için:
*Demokrasiyi, hukuk devletini, insan haklarını
ve azınlıkların saygı görmesi ve korunmasını garanti eden kurumların
istikrarının yerleşmiş hale gelmesini gerçekleştirmiş olması,
*İşleyen bir pazar ekonomisinin ve Birlik içindeki rekabet baskıları
ve piyasa güçleri ile başa çıkabilme yeteneğinin varlığı ve,
*Politik, ekonomik ve parasal Birlik hedeflerine
bağlılık dahil, üyeliğin yükümlülüklerini üstlenme yeteneğine sahip
olması” koşullarını getirmektedir.
Politik kriterler: Demokrasi, hukuk devleti,
insan hakları ve azınlıklara saygı
AB’nin üyesi olmak isteyen ülkelerden yalnızca demokrasi ve
hukuk edvleti prensiplerini benimsemeleri değil, bunları gerçekten
günlük yaşamda uygulamaya koymaları beklenmektedir. Ayrıca, yargı,
polis ve yerel yönetimlerg ibi resmi makamların etkin şekilde çalışmasını
ve demokrasinin yerleşmesini sağlayan çeşitli kurumların sağlamlaştırılmasını
da garanti altına almaları gerekir.
Temel haklara saygı, üyeliğin bir ön şartı olup Avrupa Konseyi’nin
insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunması konvansiyonunda
ve vatandaşların davalarını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürmesine
izin veren protokolde perçinleştirilmiştir. İfade hürriyeti ve medyanın
dernekleşebilmesi ve bağımsızlığı da garanti altına alınmalıdır.
Azınlık topluluklarının toplum ile bütünleşmesi, demokratik
istikrarın bir koşuludur. Avrupa konseyi tarafından özellikle azınlık
gruplarına ait kişilerin bireysel haklarını kollayan ulusal azınlıkların
korunması çerçeve konvansiyonu başta olmak üzere ulusal azınlıkların
korunmasını yöneten çeşitli metinler benimsenmiştir.
Ekonomik Kriterler
İşleyen bir pazar ekonomisinin varlığı ve birlik
içindeki rekabetçi baskılarla ve piyasa güçleriyle başa çıkabilme
yeteneği
İşleyen bir pazar ekonomisinin varlığının ispatı bazı koşulların
karşılanmış olmasını gerektirir:
*Talep ve arz arasındaki denge piyasa güçlerinin
serbest etkileşimi ile yaratılır, fiyatlar serbest bırakılır.
*Pazara giriş ve çıkış engelleri yoktur.
*Mülkiyet haklarının düzenlenmesi dahil
hukuk sistemi kuruludur. Kanunlar ve sözleşmeler uygulanabilir durumdadır.
*Makro ekonomik istikrar, fiyat istikrarı,
sürdürülebilir kamu finansmanı ve dışa hesaplar dahil gerçekleştirilmiştir.
*Ekonomi politikası üzerinde geniş anlamda
bir görüş birliği vardır. Finans sektörü birikimlerin yatırıma yöneltilmesini
sağlayacak yeterlilikte gelişmiştir.
Birlik içinde işleyen rekabetçi baskılar ve piyasa güçlerine
dayanabilmek için gereken bir mininum ekonomik rekabet düzeyi gereklidir.
Göz önünde tutulması gereken önemli faktörler şunlardır:
*Ekonomik birimlerin tahmin olunabilir ve
tutarlı bir ortamda karar verebilmesini sağlayacak, yeterlilik düzeyinde
bir makroekonomik istikrar,
*Alt yapıu (enerji, ulaşım ve telekomünikasyon),
eğitim ve araştırma dahil uygun bedelde, yeterli miktarda insan
ve fiziksel sermaye,
*Hükümetin ticaret politikası, rekabet politikası,
devlet destekleri, tekel destekleri ile rekabeti etkileme derecesi,
*Üye ülkeler ile halen ticareti yapılan
mallarıun hacim ve mahiyeti,
*Ekonomide küçük firmaların oranı.
Diğer kriterler: Üyelik yükümlülükleri
Üyelik başvurusu ile aday ülkeler Avrupa Birliği anlaşmasının
hedeflerini, politik, ekonomik ve parasal birlik dahil kabul ederler.
Üye ülkeler, Ortak Dış Politika’ya ve Ortak Güvenlik Politikaları’na
katkıda bulunmalı ve bunları desteklemelidir.
Katılma sonrasında derhal Euro’ya katılmak olanak dışı ise
de aday ülkeler APB (EMU)’nun ikinci aşamasının “Acquis” (Birikimi)ni
benimsemelidirler. Bu, merkez bankasının bağımsızlığını, ekonomik
politikaların koordinasyonunu ve istikrar ve büyüme anlaşmasının
ilgili hükümlerine uyulmasını içerir. Yeni Üye Ülkeler kamu sektörü
açıklarının merkez bankası tarafından finansmanından vazgeçmeli
ve sermaye hareketlerinin serbest bırakılmasını tamamlamalıdırlar.
Son olarak, bir döviz kuru mekanizmasına katılmalı ve döviz kuru
oynamalarından kaçınmalıdırlar.
Aday ülkeler ayrıca katılımdan sonra tüm “Birlik Birikimini”
benimsemeli ve uygulamaya koymalıdırlar. AB kanunları yalnız ulusal
kanun haline dönüştürülmekle kalmamalı aynı zamanda uygulanmalı
ve infaz edilmelidir. Bu, yeni idari yapıların kurulmasını, mevcut
yönetimlerin modernleştirilmesini, yöneticilerin uygun şekilde eğitilmesini,
yargı sistemlerinin ıslah edilmesini ve yargı üyelerinin Birlik
hukuku üzerinde eğitim almasını gerektirir.
Lütfen Phare’nin aday ülkelerin katılım hazırlıklarına destek
verilmesinde, Phare’nin görevinin ayrıntıları için katılım hazırlıkları
desteği bölümüne bakınız.
|